Çok anlam yüklediğimiz kelimeler bazen dilbilim açısından gayet basit olabiliyorlar.
Hemen şimdi deneyin. Google Translate sayfasına gidip İngilizce’den Arapça’ya çevirme kutularını oluşturun. İngilizce tarafına ‘nation’ yazın bakalım Arapçası neymiş.
Umma.
Yani ümmet. Evet. Çoğulu da umam. Milletler birleşip de küresel bir örgüt olunca, yani United Nations teşkilatını kurunca ona da
Umam al muttahida
diyorlarmış. Yani Birleşmiş Ümmetler. Dedim ya. Basit bir linguistik gözlem.
Birleşmiş Milletler’in aslında tek dünya hükümeti yolunda geçici bir safha olduğunu vehmeden komplo teoricileri yok değil. Hatta aralarında pek çoğu da dini siyasete alet eder. Şimdi bu komplocular ile Türkiye’nin ılımlı bir İslam rejimine sürüklendiğini vehmedenler birleşebilir. Öyle ya, Birleşmiş Milletler’in adında da ümmet geçiyormuş meğer. Delil değilse bu nedir eğer? Hadi gidip bakıyoruz BM sitesine hep beraber, yek beraber.
Kelimeler, çerçeveleri ile kaim. Çerçeve değişince anlam da kayıyor. Neticede o ümmet başka bu ümmet başka. Ama bir düzlemde de birbilerine çok yakınlar. İkisi de halk demek son tahlilde. Gerisi, bizim yüklediğimiz anlamlar.
Tayyip Erdoğan belki de “ulemaya soralım” derken düz sözlük anlamı ile “bilim adamlarına danışalım” demek istemişti. Belki de.
